Cumhuriyetin 103. Yılı Hendek’te Çoşkuyla Kutlandı
Cumhuriyetin 103. Yılı Hendek’te Çoşkuyla Kutlandı
Hendek'te 29 Ekim Cumhuriyet Bayramının 103. yılı bir dizi etkinlikle kutlandı.
Hendek'te 29 Ekim Cumhuriyet Bayramının 103. yılı bir dizi etkinlikle kutlandı.
Kutlama programı Kapalı Spor Salonunda yapılan gösteriler ile devam etti.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümü Hendek’te bir dizi programla kutlandı.
29 Ekim Perşembe günü sabahı ise Hendek Kaymakamı Hacı Hasan Gökpınar makamında tebrikleri kabul etti. Hendek Kaymakamlığındaki tebrikat törenin ardından kutlamalar Kapalı Spor Salonunda düzenlenen etkinliklerle devam etti.
Programına Hendek Kaymakamı Hacı Hasan Gökpınar, Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, Hendek Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Baylan, Garnizon Komutanı Bkm. Yzb. İbrahim Demirci, Hendek İlçe Emniyet Müdürü Kemal Aydınoğlu, Hendek İlçe Jandarma Komutanı J.Ütğm. Emre İlkay Dede, Gaziler, Siyasi Partilerin İlçe Başkanları, Askeri erkan, Bürokratlar, Daire müdürleri, Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Muhtarlar, Okul müdürleri, Öğretmenler ve öğrenciler ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Kaymakam Hacı Hasan Gökpınar, Başkan İrfan Püsküllü ve Garnizon Komutanı Bkm. Yzb. İbrahim Demirci öğrenciler ve tüm vatandaşları selamlayarak Cumhuriyet Bayramlarını kutladılar.
Gösteriler Kapalı Spor Salonunda Devam Etti
Kapalı Spor Salonunda gerçekleşen Cumhuriyetin 103. yılı kutlamaları saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasıyla başladı.
Hendek Kaymakamı Hacı Hasan Gökpınar yaptığı konuşmada , Bugün, milletimizin tarihindeki en büyük dönüm noktalarından birinin, Cumhuriyetimizin ilanının 103. yıl dönümünü kutlamanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz.
Hepinizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı en içten duygularımla kutluyorum.
Tarih boyunca bazı milletler kendilerine biçilen kaderi kabul etmiş, bazı milletler ise kendi kaderlerini yazmıştır.
Türk milleti, tarihinin en zorlu dönemlerinde dahi ikinci yolu seçmiştir. Bir asır önce bu topraklarda verilen Millî Mücadele, yalnızca bir vatan savunması değildi.
Aynı zamanda bir milletin, geleceği üzerinde kendisinden başka hiçbir iradeyi kabul etmeyeceğinin bütün dünyaya ilanıydı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kazanılan bu büyük mücadelenin ardından, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle Türk milletinin tarihindeki yeni bir dönem başlamıştır.
Cumhuriyet, bir zaferin son cümlesi değil, bir milletin geleceğe kurduğu ilk cümledir.
Cumhuriyet, egemenlığın kayıtsız şartsız millete ait olmasıdır.
Cumhuriyet, bir çocuğun geleceğinin doğduğu evın ımkanlarıyla sınırlı kalmaması idealidir.
Cumhuriyet, kadınların ve erkeklerin ülkemizin geleceğini eşit haklarla birlikte inşa edebilmesidir veCumhuriyet, her şeyden önce, bağımsızlığını kazanmış bir milletin kendi geleceğini belirleme iradesidir.
Bugün Cumhuriyetimizin 103 yıllık yolculuğuna baktığımızda, geçmişte kazanılmış büyük zaferlerin yanı sıra geleceğe uzanan yeni başarıların ve sorumlulukların da farkındayız.
Bir asır önce varlığını ve bağımsızlığını korumak için mücadele eden Türkiye, bugün savunma sanayısınden diplomasıye, enerjiden ulaştırmaya, bilimden teknolojiye kadar pek çok alanda kendi imkânlarını geliştirmeye devam etmektedir.
Bağımsızlık yalnızca bir kez kazanılan bir zafer değil, her neslin kendi imkânları ve sorumluluklarıyla yeniden güçlendirmesi gereken bir iradedir.
Dün bu irade cephelerde, büyük fedakârlıklarla ortaya konulmuştu.
Bugün ise aynı irade, laboratuvarlarda, üniversitelerde, fabrikalarda, araştırma merkezlerinde ve gençlerimizin geliştirdiği yeni fikirlerde yaşamaktadır.
Bir asır önce bu millet, kendisine çizilen kaderi kabul etmedi. Bugün de bilimde, teknolojide ve üretimde kendi gelecegıni belirleme hedefinden vazgeçmiyor.
Cumhuriyetimizin ikincı yüzyılında Türkiye’nin önündeki sorumluluklar, yalnızca kendi Bugün dünya, uluslararası dengelerin değiştıği, bölgesel çatışmaların küresel sonuçlar kazandığı bir dönemden geçmektedir.
Bütün bu gelişmelerin işaret ettiği önemli bir gerçek vardır: Güçlü bir devlet olmak, yalnızca kendi sınırlarını koruyabilmek değildir. Kendi çıkarlarını savunurken barışa katkı sunabilmek, gerektiğinde farklı tarafları aynı masa etrafında buluşturabilmek ve uluslararası mesclelerde sözünü diplomasiyle ortaya koyabilmektir.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da hedefimiz; gücünü bilgiden, üretimden, adaletten ve milli iradeden alan, bulunduğu coğrafyada güvenlik ve istikrara katkı sunan, dünyadakı gelişmeleri takip etmekle yetinmeyip onlara yön verebilecek kapasiteyi geliştiren bir Türkiye'dir.
Değerli Hendekli Hemşehrilerim,
Türkiye'nin uluslararası alandaki gücünün temeli, hiç şüphesiz kendi insanının emeğinde, üretiminde ve birikimindedir.
Büyük hedeflere ancak ülkemizin her köşesinde verilen emekle ulaşabilirız.
Hendek'imiz de çalışkan insanları, bereketli toprakları, üretim kültürü ve gelişen sanayisiyle bu büyük yürüyüşün kıymetli bir parçasıdır.
Fındık bahçelerinde alın teri döken çiftçimiz, fabrikalarımızda çalışan işçimiz, yeni yatırımlarla istihdam sağlayan girişimcimiz, geleceğimizi yetiştiren öğretmenimiz ve evlatlarının yarınları için emek veren ailelerimiz, Cumhuriyetimizin gelişmesinde pay sahibi olan büyük emeğin temsilcileridir.
Unutmayalım ki bir ülkenin uluslararası itibarı, yalnızca diplomasi masalarında değil, kendi insanının ortaya koyduğu başarılarla da inşa edilir.
Bizim görevimiz, devletimizin bütün imkânlarını vatandaşlarımızın huzuru, refahı ve güvenliği için seferber etmek; eğitimden üretime, kamu hizmetlerinden sosyal dayanışmaya kadar her alanda Hendek'imizi daha ileriye taşımaktır.
Çünkü devletin gerçek büyüklüğü, sahip olduğu imkänlar kadar, o imkânları vatandaşının hayatına ne ölçüde yansıtabildiğiyle de ölçülür.
Sevgili Gençler, Bugün sizlere özellikle seslenmek istiyorum.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının asıl mimarları sizler olacaksınız.
Sizlerden yalnızca geçmışimizle gurur duymanızı değıl, o gurura yeni başarılar eklemenizi bekliyoruz.
Bugün gökyüzümüzde uçan milli hava araçlarını geliştiren mühendisler de bir zamanlar sizler alanda ülkemizi temsıl edecek olanlar yine sizler olacaksınız.
Yarın çok daha ileri teknolojiler geliştirecek, bilimde yeni keşifler yapacak, uluslararası alanda ülkemizi temsil edecek olanlar yine sizler olacaksınız. Bu nedenle sizlerden beklentimiz büyüktür.
Araştırın, sorgulayın, okuyun, öğrenin.
Farklı diller öğrenin, dünyayı tanıyın, bilimin ve teknolojinin sunduğu imkânları en iyi şekilde değerlendirin.
Ancak bütün bunları yaparken tarihimizden, kültürümüzden ve Cumhuriyetimizin temel değerlerinden aldığınız özgüveni daima koruyun.
Çünkü kendi tarihini bilen bir genç geçmişinden güç ahır. Dünyayı tanıyan, bilimle yetişen bir genç ise ülkesinin geleceğine yön verebilir.
Sizlere bırakmak istediğimiz miras yalnızca güçlü bir ülke değildir. Aynı zamanda düşüncenin değer gördüğü, liyakatin esas alındığı, adaletin korunduğu, herkesin emeğiyle yükselebileceği ve her çocuğun hayal kurabildiği bir Türkiye'dir.
Cumhuriyetimizin 103. yılında bizlere düşen en büyük sorumluluk, geçmişten aldığımız bu kıymetli mirası yalnızca korumak değil, onu gelecek nesillere daha da güçlendirerek teslım etmektir.
Tarihimizden gurur duyacağız. Ancak yalnızca geçmişin başarılarıyla yetinmeyeceğiz.
Üreteceğiz, çalışacağız, geliştireceğiz.
Bilimde, teknolojide, eğitimde, ekonomide ve uluslararası ilişkilerde daha büyük hedeflere yürüyeceğız.
Bütün bunları yaparken birlik ve beraberliğimizi, millet olma bilincimizi ve
Cumhuriyetimizin temel değerlerini daima koruyacağız.
Çünkü biliyoruz ki; Bir milleti büyük yapan yalnızca geçmişte kazandığı zaterler değil, o zaferlerden aldığı güçle geleceğe kazandırdığı eserlerdir.
Bir asır önce milletimiz bağımsızlığını bütün dünyaya kabul ettirdi. Bugün bize düşen görev, o bağımsızlığı bilimle, üretimle, adaletle ve güçlü kurumlarla geleceğe taşımaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun!
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
Ne mutlu Türk'üm diyene!
Ardından öğrenciler tarafından Cumhuriyet Bayramı ile ilgili şiirler okundu.
Halk oyunları ekipleri, bando takımı ve güreş ekipleri tarafından gösteriler yapıldı.
Programın sonunda protokol tarafından günün anısına hatıra fotoğrafı çekilmesiyle birlikte program son buldu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.