Gençler Sait Faik'in İzinde Buluştu
Gençler Sait Faik'in İzinde Buluştu
Sakarya’da lise öğrencileri, Türk edebiyatının usta kalemlerinden Sait Faik Abasıyanık’ın eserlerini anlatmak için bir araya geldi.
Sakarya’da lise öğrencileri, Türk edebiyatının usta kalemlerinden Sait Faik Abasıyanık’ın eserlerini anlatmak için bir araya geldi.
Sakarya Müzesi bahçesinde düzenlenen etkinlikte öğrenciler, okudukları eserleri yorumlayarak edebiyat dolu bir buluşmaya imza attı.
Sakarya’da lise öğrencileri, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sait Faik Abasıyanık’ın eserlerini daha yakından tanımak amacıyla düzenlenen etkinlikte buluştu.
Yazar Fahri Tuna’nın organizasyonuyla, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik, Sakarya Müzesi bahçesinde yapıldı. Program kapsamında Sakaryalı şair ve yazarların genç kuşaklara tanıtılması ve öğrencilerin edebiyata olan ilgisinin artırılması hedeflendi.
Etkinlikte 6 farklı liseden katılan 17 öğrenciye, Sait Faik Abasıyanık’ın 17 farklı eseri dağıtıldı. Öğrenciler, okudukları eserleri kendi yorumlarıyla anlatarak hem yazarın dünyasını keşfetti hem de edebi bakış açılarını paylaşma fırsatı buldu.
Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen programda, gençlerin edebiyata olan ilgisi ve eser çözümlemelerindeki başarısı takdir topladı. Etkinliğin ilerleyen süreçte farklı yazarlarla devam edeceği öğrenildi.
Öğrenci Sevda Göcen, Sait Faik’in “Havuz Başı” öyküsünü anlattı. Yazarın, 1946 İstanbul’unu ve Anadolu insanının saf, doğal güzelliğini etkileyici bir şekilde aktardığını ifade etti. Aynı zamanda öyküde, yazarın yalnızlığından yakınırken sevgilisiyle geçirdiği güzel anılara da yer verdiğini belirtti. Sevginin her şeyi çözebileceği mesajının öyküde güçlü bir şekilde hissedildiğini söyledi.
Göcen, “Okurken çok mutlu oldum, hikâye beni çok etkiledi.” dedi.
Bir diğer öğrenci ise Sait Faik’in “Babamın İkinci Evi” hikâyesini yorumladı. Hikâyenin oldukça etkileyici ve duygusal olduğunu ifade eden öğrenci, köy hayatıyla şehir hayatı arasındaki farkların başarılı bir şekilde anlatıldığını söyledi. Ayrıca hikâyenin bir çocuğun gözünden aktarılmasının eseri daha anlamlı hale getirdiğini belirtti.
Yiğit Hamza Eroğlu’nun “Babamın İkinci Evi” hikâyesini yorumladım. Hikâyeyi okurken beni çok etkileyen, içime dokunan bir eser olduğunu düşündüm. Köy hayatıyla şehir hayatı arasındaki farkları güzel bir şekilde anlatıyordu. Ben de anlatım sırasında genel terimleri kullanmanın oldukça iyi olduğunu düşünüyorum. Hikâye çocuğun gözünden anlatıldığı için daha samimi ve etkileyiciydi. Etkinlik sırasında, özellikle kutlama yapılırken çok eğlendim ve oldukça keyifli vakit geçirdim. Yapılan konuşmalar da bence çok güzeldi.
Eylül Can Öğrenci biliyorsunuz ki Sait Faik bizim hemşerimizdir. Adapazarı’nın ünlü yazarlarından biridir. Ben onun Adapazarı Hikâyeleri kitabındaki ‘Hancının Karısı’ adlı öyküsünü okudum. Doğrusunu söylemek gerekirse, bu kadar basit bir olayı bize çok güzel bir şekilde anlatmış. Farklı betimlemeler kullanmış ve özellikle sıfatlar beni oldukça etkiledi. Hikâyenin girişindeki o isyankâr ve karamsar ruh hâli; insanın yalnızlığını ve umutsuzluğunu yaptığı güçlü betimlemelerle okuyucuya başarılı bir şekilde aktarmış.
Yazar Fahri Tuna, 1906 yılında doğan ve sadece Türkiye’de değil, dünyada da tanınan önemli öykücümüz Sait Faik Abasıyanık adına farklı bir etkinlik düzenlediklerini söyledi. Tuna, “Onun öykülerini gençlere okutup birbirlerine ve kamuoyuna anlatarak farklı bir kutlama yapmak istedik. Böylece bir farkındalık oluşturmayı amaçladık” dedi.
Etkinlik kapsamında Adapazarı’ndaki 6 farklı liseden 17 genç öğrenciye Sait Faik’in öyküleri okutuldu. Gençlerin, hemşerileri olan büyük yazarı eserleri üzerinden tanıma fırsatı bulduğunu belirten Tuna, programın oldukça verimli geçtiğini ifade etti.
Türkiye’de benzeri çok az görülen bir etkinliğe imza attıklarını dile getiren Tuna, “Edebiyat, sanat, düşünce ve Türkçe üzerinden bir bayram kutlaması gerçekleştirdik” diye konuştu.
Fahri Tuna, Sait Faik Abasıyanık’ın 17 farklı öyküsünü 17 ayrı öğrenciye verdiklerini belirterek, “Bu gençler öyküleri okuyup eleştiri ve değerlendirmeler yaptı. Yazarlık Okulu öğrencileri oldukları için kendilerini Sait Faik üzerinden geliştirmeye de çalıştılar. Ardından düşüncelerini birbirleriyle paylaşarak güzel bir edebiyat ortamı oluşturdular” ifadelerini kullandı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.