Sanayi Tarihçisi Rıdvan Şükür’den Balıkesir Balya’da Tarihi Araştırma
Sanayi Tarihçisi Rıdvan Şükür’den Balıkesir Balya’da Tarihi Araştırma
Sanayi tarihçisi Rıdvan Şükür, Balıkesir’in Balya ilçesini ziyaret ederek bölgenin köklü madencilik tarihi ve endüstriyel mirası üzerine kapsamlı bir saha araştırması gerçekleştirdi.
Sanayi tarihçisi Rıdvan Şükür, Balıkesir’in Balya ilçesini ziyaret ederek bölgenin köklü madencilik tarihi ve endüstriyel mirası üzerine kapsamlı bir saha araştırması gerçekleştirdi.
Programı kapsamında Balya Kaymakamı Murathan Cebeci’yi makamında ziyaret eden Şükür, Almanlar ve Fransızlar tarafından işletilen tarihi Balya kurşun-çinko madeni ile Balya-Palamutluk arasında 1800’lü yıllarda döşenen dekovil hattı hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Kaymakam Cebeci’ye misafirperverliğinden dolayı teşekkür eden tarihçi, ziyaretin ardından bölgede incelemelerde bulundu.
62 Kilometrelik Dekovil Hattının İzleri Sürüldü
Saha çalışması sırasında Şükür, Balya Karaaydın Maden Şirketi tarafından Balya’dan Palamutluk mevkiine kadar inşa edilen 62 kilometre uzunluğunda ve 60 santimetre genişliğindeki dekovil hattının izlerini araştırdı.
Bölgedeki maden sahasında incelemelerde bulunan Şükür, Fransız döneminden günümüze ulaşan tarihi maden binalarını da yerinde fotoğraflayarak kayda geçirdi.
Anadolu’nun İlk Elektrikli Şehirlerinden Biri
Tarihi veriler, Balya’nın sanayi devrimi döneminde Anadolu’nun en modern yerleşim yerlerinden biri olduğunu gösteriyor. Tarsus, İstanbul ve Trabzon ile birlikte Anadolu’da elektriğin sokak aydınlatmasında kullanıldığı ilk merkezlerden biri olan Balya, 1800’lü yılların ortalarından itibaren yabancı sermayenin odağı haline geldi.
Sırasıyla Alman ve Fransız şirketlerinin imtiyaz aldığı maden işletmeleri, 1892 yılında "Balya Karaaydın İşletmeleri"nin kurulmasıyla altın çağını yaşadı. 1911 yılında 1.340 personelin çalıştığı tesislerde, 1931 yılına gelindiğinde çalışan işçi sayısı 5 bine kadar ulaştı.
Eğlence ve Sosyal Yaşamın Merkeziydi
Madenin sağladığı ekonomik refah, bölgenin sosyal yapısına da doğrudan yansıdı. 1906 yılı kayıtlarına göre Balya’da 36 cami, 53 mescit, 4 kilise, 88 mektep, 5 maden fabrikası ve 70 değirmenin yanı sıra işçilerin sosyal yaşamını renklendiren 7 gazino bulunuyordu.
İlçe, 1939-1940 yıllarında maden faaliyetlerinin durdurulması ve tesislerin kapanmasıyla birlikte büyük bir nüfus kaybı yaşayarak göç veren bir kent konumuna geriledi. Rıdvan Şükür’ün gerçekleştirdiği bu çalışma, Balya’nın unutulmaya yüz tutmuş bu görkemli sanayi mirasını yeniden gündeme taşıdı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.