Suyu Şehirde Tut, Toprağa Süz Ve Depola

EĞİTİM 22.10.2026 - 15:44, Güncelleme: 22.10.2026 - 15:44 783 kez okundu.
 

Suyu Şehirde Tut, Toprağa Süz Ve Depola

‘COP31'e Doğru Giderken İklim Dirençli Şehirler’ konulu söyleşiyle SUBÜ Konuşmaları’nın 130’uncu konuşmacısı olan İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Koyuncu, “Yağmur suyunu şehirden hızla uzaklaştırmak yerine şehirde tutan, toprağa süzdüren ve depolayan ‘Sünger Şehir’ yaklaşımını benimsemeliyiz” dedi.

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen SUBÜ Konuşmaları’nın 130’uncu konuşmacısı, ‘COP31’e Doğru Giderken İklim Dirençli Şehirler’ başlıklı söyleşiyle İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) eski Rektörü, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi ve Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Koyuncu oldu.  Üniversitenin YouTube kanalı üzerinden canlı yayınlanan söyleşinin moderatörlüğünü İklim Değişikliği Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Hulusi Dede üstlendi. Söyleşide iklim dirençli şehirlerin özellikleri, aşırı yağış ve kuraklıkla mücadele, atık suların geri kazanımı, yerel yönetimlerin uygulayabileceği çözümler, iklim akıllı şehir teknolojileri ve gençlerin bu süreçteki rolü ele alındı. İklim dirençli şehirler İklim dirençli şehirlerin yalnızca beton altyapılar veya fiziksel afetlere karşı alınan önlemlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. İsmail Koyuncu, “İklim dirençli bir şehir, iklim değişikliğinin getirdiği riskleri önceden öngörebilen, bütüncül önlemler alabilen, kriz ve afet anında temel altyapı hizmetlerini kesintisiz sürdürebilen, kriz sonrasında hızla toparlanabilen ve değişen iklim koşullarına uyum sağlayabilen şehirdir. Şehirler su, enerji, gıda, ulaşım, sağlık, ekonomi ve ekosistem bileşenlerinin birbirine bağlı olduğu yapılardır. Bu nedenle dirençlilik konusunu yalnızca çevre veya inşaat mühendisliği açısından değil, mimarlık, şehir bölge planlama ve sosyal politikaları da kapsayan disiplinler arası bir yaklaşımla ele almalıyız. Böyle bir kentte vatandaş aşırı hava olaylarına karşı kendini güvende hisseder, kentsel ısı adalarının etkisinden korunur ve kuraklık dönemlerinde bile temiz suya erişir” dedi. Sünger şehir yaklaşımı Aynı şehirde hem kuraklık hem de şiddetli sel baskınlarının yaşanmasını iklim krizinin en karakteristik paradokslarından biri olarak değerlendiren Koyuncu, “Ülkemizde 2000 yılı öncesinde yılda yaklaşık 50 ekstrem hava olayı görülürken 2023 yılında 1.475 olayla son 55 yılın rekoru kırıldı.  Uzun süren kuraklık dönemlerinin ardından birkaç saate sığan şiddetli sağanaklar yaşanıyor. İstanbul’da çok kısa sürede bir bölgeye metrekareye 280 kilogram yağış düştüğünü gördük. Bu nedenle yağmur suyunu şehirden hızla uzaklaştırmak yerine şehirde tutan, toprağa süzdüren ve depolayan ‘Sünger Şehir’ yaklaşımını benimsemeliyiz” ifadelerini kullandı. Atık suyun geri kazanımı Büyüyen nüfus ve sanayi karşısında alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Koyuncu, “Türkiye şu anda su stresi yaşayan bir ülke. Nüfusumuz 100 milyona ulaştığında su kıtlığı çeken bir ülke konumuna geleceğiz. Dünyada atık suların geri kazanım oranı ortalama yüzde 13 seviyesindeyken ülkemizde bu oran yüzde 7 civarındadır. Atık suyu bir atık olarak değil, değerli bir kentsel su kaynağı olarak görmek zorundayız. Arıtılan suların sanayide, peyzaj sulamasında ve tarımda kullanılması yeni bir su kaynağı oluşturmak demektir. Ayrıca şebekelerdeki kayıp-kaçak oranlarını düşürmek, binalarda gri su geri kazanımını ve yağmur suyu hasadını yaygınlaştırmak su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltacaktır” diye konuştu. Doğa bazlı çözümler Kısıtlı bütçeyle iklim değişikliğine karşı önlem alacak yerel yönetimlerin doğru önceliklendirme yapması gerektiğini vurgulayan Koyuncu, “Belediyelerimiz öncelikle kentsel risk ve hassasiyet analizleri yaparak şehrin kırılgan noktalarını dijital haritalarda tespit etmelidir.  Devasa ve pahalı betonarme projeler yerine yağmur bahçeleri, süzdürme havuzları ve geçirimli kaldırımlar gibi maliyeti düşük ama etkisi yüksek doğa bazlı çözümlere öncelik verilmelidir. Ayrıca imar planlarında gri su arıtımı, yağmur suyu depolama ve yeşil çatı standartları zorunlu kılınmalıdır. Kocaeli’de evsel atık su arıtma tesisinden çıkan suyun Tüpraş tarafından ileri arıtmadan geçirilerek proses suyu olarak kullanılması gibi uygulamalar, sanayiyle ortak kaynak yönetiminin önemini gösteriyor” açıklamasını yaptı. İklim akıllı şehirler Teknolojinin iklim risklerine karşı kullanılmasının önemine ve akıllı şehir anlayışından iklim akıllı şehirler yaklaşımına geçilmesi gerektiğine değinen Koyuncu, “Teknoloji sadece veri toplamak için değil, insan ve doğa odaklı çözümleri hayata geçirmek için bir araç olmalıdır.  Erken uyarı sistemleri ve yapay zekâ algoritmaları sayesinde derelerdeki su seviyesi yükseldiğinde taşkından birkaç saat önce vatandaşlara bildirim gönderilebilir. Otomatik açılıp kapanan akıllı taşkın kapakları devreye alınarak can ve mal kayıpları önlenebilir. Basınç ve akustik sensörlerle şebekelerdeki gözle görülmeyen sızıntılar tespit edilebilir. Toprak nem sensörleriyle de yeşil alanlarda yalnızca ihtiyaç duyulan miktarda sulama yapılabilir” dedi. Sakarya’da iş birliği ve gençlerin rolü Sakarya’nın Sapanca Gölü, sanayi kuruluşları ve tarım arazileriyle farklı su ihtiyaçlarının bir arada bulunduğu bir şehir olduğuna dikkat çeken Koyuncu, “Sakarya’da üniversite, yerel yönetim ve sanayi iş birliğiyle ‘Sakarya Endüstriyel ve Kentsel Su Döngüsü Projesi’ gibi havza ölçekli çalışmalar geliştirilebilir. Sanayinin yeraltı sularını tüketmek yerine arıtılmış atık suları kullanması Türkiye’ye örnek bir model oluşturabilir. İklim kriziyle mücadele tek bir mesleğin sorumluluğunda değildir. Mühendislikten mimarlığa, ziraatten iktisat ve sosyal bilimlere kadar farklı alanların birlikte çalışması gerekir. Gençlerimizin üniversite yıllarını dolu dolu geçirmesi, TEKNOFEST gibi platformlarda farklı bölümlerden arkadaşlarıyla ortak takımlar kurması ve veri analitiği ile yapay zekâ okuryazarlıklarını geliştirmesi önem taşıyor. Hayal ile hedef arasındaki fark eylemdir. Eylem planı olmayan bir hedef yalnızca hayal olarak kalır” değerlendirmesinde bulundu.
‘COP31'e Doğru Giderken İklim Dirençli Şehirler’ konulu söyleşiyle SUBÜ Konuşmaları’nın 130’uncu konuşmacısı olan İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Koyuncu, “Yağmur suyunu şehirden hızla uzaklaştırmak yerine şehirde tutan, toprağa süzdüren ve depolayan ‘Sünger Şehir’ yaklaşımını benimsemeliyiz” dedi.

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen SUBÜ Konuşmaları’nın 130’uncu konuşmacısı, ‘COP31’e Doğru Giderken İklim Dirençli Şehirler’ başlıklı söyleşiyle İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) eski Rektörü, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi ve Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Koyuncu oldu.

 Üniversitenin YouTube kanalı üzerinden canlı yayınlanan söyleşinin moderatörlüğünü İklim Değişikliği Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Hulusi Dede üstlendi. Söyleşide iklim dirençli şehirlerin özellikleri, aşırı yağış ve kuraklıkla mücadele, atık suların geri kazanımı, yerel yönetimlerin uygulayabileceği çözümler, iklim akıllı şehir teknolojileri ve gençlerin bu süreçteki rolü ele alındı.

İklim dirençli şehirler

İklim dirençli şehirlerin yalnızca beton altyapılar veya fiziksel afetlere karşı alınan önlemlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. İsmail Koyuncu, “İklim dirençli bir şehir, iklim değişikliğinin getirdiği riskleri önceden öngörebilen, bütüncül önlemler alabilen, kriz ve afet anında temel altyapı hizmetlerini kesintisiz sürdürebilen, kriz sonrasında hızla toparlanabilen ve değişen iklim koşullarına uyum sağlayabilen şehirdir.

Şehirler su, enerji, gıda, ulaşım, sağlık, ekonomi ve ekosistem bileşenlerinin birbirine bağlı olduğu yapılardır. Bu nedenle dirençlilik konusunu yalnızca çevre veya inşaat mühendisliği açısından değil, mimarlık, şehir bölge planlama ve sosyal politikaları da kapsayan disiplinler arası bir yaklaşımla ele almalıyız. Böyle bir kentte vatandaş aşırı hava olaylarına karşı kendini güvende hisseder, kentsel ısı adalarının etkisinden korunur ve kuraklık dönemlerinde bile temiz suya erişir” dedi.

Sünger şehir yaklaşımı

Aynı şehirde hem kuraklık hem de şiddetli sel baskınlarının yaşanmasını iklim krizinin en karakteristik paradokslarından biri olarak değerlendiren Koyuncu, “Ülkemizde 2000 yılı öncesinde yılda yaklaşık 50 ekstrem hava olayı görülürken 2023 yılında 1.475 olayla son 55 yılın rekoru kırıldı.

 Uzun süren kuraklık dönemlerinin ardından birkaç saate sığan şiddetli sağanaklar yaşanıyor. İstanbul’da çok kısa sürede bir bölgeye metrekareye 280 kilogram yağış düştüğünü gördük.

Bu nedenle yağmur suyunu şehirden hızla uzaklaştırmak yerine şehirde tutan, toprağa süzdüren ve depolayan ‘Sünger Şehir’ yaklaşımını benimsemeliyiz” ifadelerini kullandı.

Atık suyun geri kazanımı

Büyüyen nüfus ve sanayi karşısında alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Koyuncu, “Türkiye şu anda su stresi yaşayan bir ülke. Nüfusumuz 100 milyona ulaştığında su kıtlığı çeken bir ülke konumuna geleceğiz.

Dünyada atık suların geri kazanım oranı ortalama yüzde 13 seviyesindeyken ülkemizde bu oran yüzde 7 civarındadır. Atık suyu bir atık olarak değil, değerli bir kentsel su kaynağı olarak görmek zorundayız. Arıtılan suların sanayide, peyzaj sulamasında ve tarımda kullanılması yeni bir su kaynağı oluşturmak demektir. Ayrıca şebekelerdeki kayıp-kaçak oranlarını düşürmek, binalarda gri su geri kazanımını ve yağmur suyu hasadını yaygınlaştırmak su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltacaktır” diye konuştu.

Doğa bazlı çözümler

Kısıtlı bütçeyle iklim değişikliğine karşı önlem alacak yerel yönetimlerin doğru önceliklendirme yapması gerektiğini vurgulayan Koyuncu, “Belediyelerimiz öncelikle kentsel risk ve hassasiyet analizleri yaparak şehrin kırılgan noktalarını dijital haritalarda tespit etmelidir.

 Devasa ve pahalı betonarme projeler yerine yağmur bahçeleri, süzdürme havuzları ve geçirimli kaldırımlar gibi maliyeti düşük ama etkisi yüksek doğa bazlı çözümlere öncelik verilmelidir.

Ayrıca imar planlarında gri su arıtımı, yağmur suyu depolama ve yeşil çatı standartları zorunlu kılınmalıdır. Kocaeli’de evsel atık su arıtma tesisinden çıkan suyun Tüpraş tarafından ileri arıtmadan geçirilerek proses suyu olarak kullanılması gibi uygulamalar, sanayiyle ortak kaynak yönetiminin önemini gösteriyor” açıklamasını yaptı.

İklim akıllı şehirler

Teknolojinin iklim risklerine karşı kullanılmasının önemine ve akıllı şehir anlayışından iklim akıllı şehirler yaklaşımına geçilmesi gerektiğine değinen Koyuncu, “Teknoloji sadece veri toplamak için değil, insan ve doğa odaklı çözümleri hayata geçirmek için bir araç olmalıdır.

 Erken uyarı sistemleri ve yapay zekâ algoritmaları sayesinde derelerdeki su seviyesi yükseldiğinde taşkından birkaç saat önce vatandaşlara bildirim gönderilebilir.

Otomatik açılıp kapanan akıllı taşkın kapakları devreye alınarak can ve mal kayıpları önlenebilir. Basınç ve akustik sensörlerle şebekelerdeki gözle görülmeyen sızıntılar tespit edilebilir. Toprak nem sensörleriyle de yeşil alanlarda yalnızca ihtiyaç duyulan miktarda sulama yapılabilir” dedi.

Sakarya’da iş birliği ve gençlerin rolü

Sakarya’nın Sapanca Gölü, sanayi kuruluşları ve tarım arazileriyle farklı su ihtiyaçlarının bir arada bulunduğu bir şehir olduğuna dikkat çeken Koyuncu, “Sakarya’da üniversite, yerel yönetim ve sanayi iş birliğiyle ‘Sakarya Endüstriyel ve Kentsel Su Döngüsü Projesi’ gibi havza ölçekli çalışmalar geliştirilebilir.

Sanayinin yeraltı sularını tüketmek yerine arıtılmış atık suları kullanması Türkiye’ye örnek bir model oluşturabilir. İklim kriziyle mücadele tek bir mesleğin sorumluluğunda değildir.

Mühendislikten mimarlığa, ziraatten iktisat ve sosyal bilimlere kadar farklı alanların birlikte çalışması gerekir. Gençlerimizin üniversite yıllarını dolu dolu geçirmesi, TEKNOFEST gibi platformlarda farklı bölümlerden arkadaşlarıyla ortak takımlar kurması ve veri analitiği ile yapay zekâ okuryazarlıklarını geliştirmesi önem taşıyor. Hayal ile hedef arasındaki fark eylemdir. Eylem planı olmayan bir hedef yalnızca hayal olarak kalır” değerlendirmesinde bulundu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sakarya24haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Adana Escort Çukurova Escort Seyhan Escort Ankara Escort Mamak Escort Etimesgut Escort Polatlı Escort Pursaklar Escort Haymana Escort Çankaya Escort Keçiören Escort Sincan Escort Antalya Escort Kumluca Escort Konyaaltı Escort Manavgat Escort Muratpaşa Escort Kaş Escort Alanya Escort Kemer Escort Bursa Escort Eskişehir Escort Gaziantep Escort Şahinbey Escort Nizip Escort Şehitkamil Escort İstanbul Escort Merter Escort Nişantaşı Escort Şerifali Escort Maltepe Escort Sancaktepe Escort Eyüpsultan Escort Şişli Escort Kayaşehir Escort Büyükçekmece Escort Beşiktaş Escort Mecidiyeköy Escort Zeytinburnu Escort Sarıyer Escort Bayrampaşa Escort Fulya Escort Beyoğlu Escort Başakşehir Escort Tuzla Escort Beylikdüzü Escort Pendik Escort Bağcılar Escort Ümraniye Escort Üsküdar Escort Esenyurt Escort Küçükçekmece Escort Esenler Escort Güngören Escort Kurtköy Escort Bahçelievler Escort Sultanbeyli Escort Ataşehir Escort Kağıthane Escort Fatih Escort Çekmeköy Escort Çatalca Escort Bakırköy Escort Kadıköy Escort Avcılar Escort Beykoz Escort Kartal Escort İzmir Escort Balçova Escort Konak Escort Bayraklı Escort Buca Escort Çiğli Escort Gaziemir Escort Bergama Escort Karşıyaka Escort Urla Escort Bornova Escort Çeşme Escort Kayseri Escort Kocaeli Escort Gebze Escort İzmit Escort Malatya Escort Manisa Escort Mersin Escort Yenişehir Escort Mezitli Escort Erdemli Escort Silifke Escort Akdeniz Escort Anamur Escort Muğla Escort Bodrum Escort Milas Escort Dalaman Escort Marmaris Escort Fethiye Escort Datça Escort Samsun Escort Atakum Escort İlkadım Escort Adıyaman Escort Afyonkarahisar Escort Ağrı Escort Aksaray Escort Amasya Escort Ardahan Escort Artvin Escort Aydın Escort Balıkesir Escort Bartın Escort Batman Escort Bayburt Escort Bilecik Escort Bingöl Escort Bitlis Escort Bolu Escort Burdur Escort Çanakkale Escort Çankırı Escort Çorum Escort Denizli Escort Diyarbakır Escort Düzce Escort Edirne Escort Elazığ Escort Erzincan Escort Erzurum Escort Giresun Escort Gümüşhane Escort Hakkari Escort Hatay Escort Iğdır Escort Isparta Escort Kahramanmaraş Escort Karabük Escort Karaman Escort Kars Escort Kastamonu Escort Kırıkkale Escort Kırklareli Escort Kırşehir Escort Kilis Escort Konya Escort Kütahya Escort Mardin Escort Muş Escort Nevşehir Escort Niğde Escort Ordu Escort Osmaniye Escort Rize Escort Sakarya Escort Siirt Escort Sinop Escort Sivas Escort Şanlıurfa Escort Şırnak Escort Tekirdağ Escort Tokat Escort Trabzon Escort Tunceli Escort Uşak Escort Van Escort Yalova Escort Yozgat Escort Zonguldak Escort
Antalya Escort Kumluca Escort Konyaaltı Escort Manavgat Escort Muratpaşa Escort Kaş Escort Alanya Escort Kemer Escort aksu escort Döşemealtı Escort kepez escort demre escort elmalı escort finike escort gazipaşa escort korkuteli escort serik escort
izmir escort aliağa escort balçova escort bayindir escort bayraklı escort bergama escort beydağ escort bornova escort buca escort çeşme escort çiğli escort dikili escort foça escort gaziemir escort güzelbahçe escort karabağlar escort karşıyaka escort kemalpaşa escort kınık escort kiraz escort konak escort menderes escort menemen escort narlıdere escort ödemiş escort seferihisar escort selçuk escort tire escort torbalı escort urla escort alsancak escort
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.